RotaSosyal Medya

Instagram’ı Neden Kapattım?

Son zamanlarda yakın arkadaşlarım ve gezi paylaşımlarımı takip eden çevremdeki insanlar hatta öğrencilerim Instagram’ı neden kapattığımı soruyorlar. Aslında bunun cevabı çok kısa ve net benim için; artık kullanmaya gerek duymuyorum. Peki ama nasıl böyle düşünmeye başladım? Bunun için de biraz bu kararın öncesinden bahsetmek istiyorum size.

Ağustos ayında gerçekleştirdiğimiz El Camino yürüyüşüne kadar aktif bir şekilde kullandığım hatta son 2 yılda da gezdiğim yerlerle ilgili bilgiler vererek biraz daha yoğunlaştırdığım bir platformdu benim için Instagram. Öyle ki gerçekten ciddi zaman harcıyordum. Gezdiğim yerleri paylaşmak için özellikle güzel fotoğraflar çekmeye çalışıyordum. Fotoğrafın altına yazacağım cümleleri özenle seçmeye çalıştığım için sizin 2 dk da okuduğunuz o yazıları yazmak bazen yarım saatimi alıyordu. Tabi altına yazıyı yazıp fotoğrafı paylaşmakla da bitmiyor bu olay. Sonra her boşlukta elime telefonu alıp kaç ‘like’ olmuş, yorum gelmiş mi diye bakarken de şöyle bir ‘timeline’ı da gözden geçirmeden olur mu hiç? Aa şu şuraya gitmiş, bu bunu yapmış, o bunu yemiş, bunu giymiş gibi gibi gibi bir sürü şeye bakarken hiç farkında değildim zamanın nasıl akıp gittiğini. Elime telefonu alıp Instagram’da hiç sıkılmadan 1 saat vakit geçirebilirdim. Hatta son zamanlarda artık o kadar alışkanlık haline gelmişti ki elime telefonu aldığımda yaptığım ilk şey tamamen bilinçsizce Instagram’a girmekti. Aplikasyonun telefonumda en kolay tıkladığım yerde olduğunu da söylememe gerek yok sanırım. Tüm bunlarla anlatmak istediğim şey şu aslında; Instagram bağımlısıydım ve bilinçli bir kullanıcı değildim. Bu durumdan son zamanlarda rahatsız olmaya başladığım için Camino’da geçireceğimiz 35 günde sosyal medya kullanmamaya karar verdim. Daha doğrusu karar verdik. Ben nasıl Instagram bağımlısıysam Uğur için de bu durum Twitter’da geçerliydi. Bu yüzden Camino yolculuğuna çıktığımızda ikimiz de telefonlarımızdan tüm sosyal medya aplikasyonlarımızı kaldırdık ve yürüyüşü tamamladığımız güne kadar hiç kullanmadık. Bu süreçte zorlanmadık mı peki? İlk 1-2 gün acaba paylaştığım fotoğraf kaç ‘like’ oldu diye düşündüm evet ama sonrasında aklıma bile gelmedi. Günlük yürüyüşümüz bittiğinde dinlenmek için bolca vaktimiz kalıyordu ve eğer sosyal medyamız olsaydı kesinlikle bu sürelerin çoğunu telefonla harcardık. Ama bunun yerine o sürelerde gerçekten zihnimizi dinlendirdik, daha çok kitap okuduk, daha çok sohbet ettik, yeni hobiler edindik. Ve bunları gerçekten çok keyif alarak yaptık. Sonra yürüyüşün ortalarına doğru sosyal medya için sadece yürüyüşte değil; Türkiye’ye döndükten sonra da belirli bir ölçüde kullanmalıyız diye düşünerek yürüyüş bittikten sonra haftada sadece 1 gün sosyal medya kullanma kararı aldık. Biz yürümeye devam ediyoruz tabi bu sırada. Yürürken düşünüyoruz, kendimizle hesaplaşıyoruz, eleştiriyoruz, kararlar alıyoruz. Bir çeşit kendinle olan inzivan oluyor o süreler aslında. İşte yine böyle bir içsel hesaplaşma içindeyken neden tamamen kapatmıyorum sosyal medya hesaplarımı diye düşündüm. Yürürken bunu Uğur’la da bolca konuştuk. Uğur keskin kararlar almayı sevmediği için bu düşünce onu çok cezbetmedi ama bana gayet sıcak geliyordu. Ama bir taraftan da Instagram’ı bu site için, pilates için de kullandığımdan dolayı kararsızdım. Bu düşüncelerle bitirdim Camino yolculuğunu. Ardından döndük evimize ve ben haftada bir sosyal medya kullanmaya başladım. Sonra bir gün öylesine bir paylaşım yaptım. Yaptığım paylaşım yürüyüşten bir resimdi ve yürümeyi özlediğimi anlatan birkaç satır da yazdım altına. Sonra içim bir huzursuz oldu. Kendime ihanet etmişim gibi hissettim ve düşündüm ben bu fotoğrafı gerçekten neden paylaştım diye?

Evet özlemiştim Camino’yu. İyi kötü her şeyini özlemiştim hem de. Hala da deli gibi özlüyorum hatta. Ama o fotoğrafı paylaşmasam da özlediğimi ben biliyordum zaten. O fotoğrafı paylaşmamın altında yatan temel şey ‘İnsanlara Göstermek’ti. Bu düşünceme katılmayanlar olacaktır. Saygı duyuyorum tabi ki ama benim içsel yolculuğumdan sonra kendimle hesaplaşma sürecimin sonunda kendime itiraf ettiğim şey; Instagram yaptıklarımı insanlara “Bakın ben bunu yapıyorum.” dediğim yermiş. Ve bu düşünce beni gerçekten rahatsız etti. Buna hayatımda yer vermemeliyim dedim ve başta Instagram olmak üzere diğerlerini çok nadir de kullansam tüm sosyal medya hesaplarımı tamamen kapattım.

Bu benim öz eleştirim sonucunda verdiğim bir karar. Bunun evrensel bir doğrusu olamaz tabi ki. Herkes için durum farklıdır. Ama benim hayata baktığım yerden bu konudaki kararımın kendim için doğru olduğunu savunuyorum.

İşte bu yüzden artık sosyal medya hesaplarım yok. Ama ben gezmeyi, yeni tecrübeler edinmeyi seviyorum. Bunlarla ilgili yazı yazmayı da. Bu yüzden bundan sonra fotoğraflarla ‘like’ alma kısmını bir kenara bırakarak sadece yazdıklarımı merak edenler ve okumak isteyenler için paylaşımlarıma buradan devam edeceğim.

Okursanız ne mutlu bana 🙂

Share:

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *