İstanbul’a çok yakın olan bu köy kampçıların gözde mekanlarından birisi. Hacıllı; İstanbuldan Şile – Ağva yolunu takip ettiğinizde Şile’ye hiç girmeden ve Ağva’ya varmadan gidebileceğiniz güzel bir destinasyon. Pendik’ten Hacıllı tam olarak 1,5 saat sürüyor. Üstelik hiç trafik çekmiyorsunuz ve de yolları da gayet güzel. Sadece biraz virajlı ama biz seviyoruz öyle yolları 🙂

Peki buraya nasıl gidilir? Hacıllı aslında bir köy. Köyün içine geldiğinizde karşınıza küçük bir köy meydanı çıkacak. Meydandaki caminin sağ tarafından giden yolu gösteren bir Hacıllı Şelalesi tabelası var.

O yolu devam ettiğinizde sol tarafınızda mangal kömürü yapılması için dizilmiş odunları göreceksiniz; onları da geçip virajlı yollardan dönerek aşağıya suyun kenarına ineceksiniz. Köprüden geçip arabayla biraz devam edebilirsiniz. Zaten ileride yol size buraya kadar diyecek 🙂 Arabanızı park edip biraz etrafı keşfedip gözünüze kestirdiğiniz bir yere çadırınızı kurabilirsiniz. Konumunu da buradan paylaşıyorum.

Bizim için kampı güzelleştiren etkenlerin başında su geliyor. O yüzden de burasını çok sevdik. Suyun kenarında kamp yapmak oldukça keyifli çünkü.

Biz Hacıllı’ya iki kez gittik. Birincisinde kamp için vaktimiz olmadığından hem de etrafı keşfetmek amacıyla sabah erken gidip orada kahvaltı yapıp ardından da trekking yaptık. O gün buraya kesinlikle kampa gelmeliyiz dedik ve geçtiğimiz hafta sonu da bütün malzemeleri kapıp soluğu Hacıllı’da aldık 🙂

İlk olarak köprüden geçtikten sonra suyun kenarına kurulmuş birçok çadır göreceksiniz. İsterseniz siz de oraya kurabilirsiniz. Ya da biraz yürüyüp şelale tabelasını takip ettiğinizde ileride daha sakin yerler de bulabilirsiniz; tercih sizin. Biz tam suyun kenarını tercih ettik. Ayrıca güzel bir yer bulmak istiyorsanız Cuma’dan gitmenizi tavsiye ederim çünkü oldukça kalabalık oluyor.

Gelelim şelaleye. Bu kısımda biz çok eğlendik. Çünkü kamp yerinden şelaleye giden yol oldukça keyifli. Önce normal bir patikada yürümeye başlıyorsunuz.

Sonra karşınıza suyun karşısına geçmek için derenin üzerine yan yatırılmış bir ağaç çıkıyor. Bu ağacın üzerinden geçerek derenin karşısına geçiyorsunuz. Sonra yine patikadan devam.

Ve karşınıza daha güzeli çıkıyor. Bu sefer yine suyu geçmeniz gerekiyor ama burada köprü, ağaç falan çok. Çıkarıyorsun ayakkabını ve buz gibi suyun içinden geçiyorsun karşıya. Sonra yine devam şelaleye doğru. Ama buradan sonra yol biraz daha zorlaşıyor. Engebeli bu yolda dikkatle yürüyerek şelaleye varıyorsun.

Tabiki bitmedi 🙂

Karşına çıkan şelalenin yan tarafından daha yukarı tırmanacağın bir kısım çıkacak karşına. Rahat çık diye ip de koyulmuş hatta. Oradan çıktığında yukarıda daha da güzeli karşılıyor seni.

Burada güzel bir mola vererek manzaranın keyfini çıkarmanı tavsiye ederim. Biz burdan sonra da trekkinge devam ettik. Tam bir yol olmasa da yürünecek zorlu ama keyifli patikaya benzer şeyler vardı 🙂

Yaklaşık 3-4 km kadar daha gitmişizdir sanırım. Bir noktadan sonra derenin içindeki kayalardan birinde bitiyor yol. Orada da biraz mola vererek kamp alanına geri döndük. Siz isterseniz sadece şelaleye kadar yürüyüp dönebilirsiniz ya da bizim gibi biraz zorlanmayı seviyorsanız şelaleden sonrasına da devam edebilirsiniz. Ama dikkatli olmakta fayda var çünkü bazı yerlerde yamaçlardan tırmanmak zorunda kalıyorsunuz.

Kamp alanında herhangi bir çeşme yok. Dere de çok temiz sayılmaz. O yüzden bütün su ihtiyacınızı yanınıza almanız gerekiyor. En yakın temiz su köy meydanındaki caminin suyu 🙂

Yiyecek içecek için de köydeki markete biz girmedik ama küçük duruyordu. O yüzden tavsiyem yola çıkmadan önce alışveriş yapmanız. Yol uzun olmadığı için zaten aldıklarınızın bozulma ihtimali de yok. İçeceklerinizi soğutmak için dereyi kullanabilirsiniz 🙂

Gelelim tuvalet olayına. Tuvalet de yok malesef 🙂 Yani tam bir bakir doğa diyebiliriz.

Biz kampa gittiğimizde daha önce şelaleyi gördüğümüz için farklı bir trekking yolunu yürümek istedik. O yüzden sabah kahvaltıdan sonra topladık çadırımızı. Eşyaları arabaya yükleyip dönüş yoluna geçtik. Hacıllı’dan yaklaşık 15 dk sonra karşınıza Osmanköy’e hoşgeldiniz tabelası çıkacak. Tabelanın hizasında ana yolun sağ ve sol tarafına uzanan patika yollar göreceksiniz. Biz arabayı tabelanın oraya park edip sağ taraftaki yolu seçerek uzun bir yürüyüş yaptık. Hiç bilmeden girdiğimiz bu yol oldukça keyifliydi.

Önce geniş ve açık patikayla başlayan yol gittikçe daraldı ve yeşilin tonu değişmeye başladı.

Bir süre sonra ormanın içine girdik ve İstanbul’da aç kaldığımız oksijene doyana kadar yürüdük ormanın içinde. Yine güzel bir su kenarı bularak çay keyfi yapmayı da es geçmedik 🙂

Gidiş – dönüş 17 km’lik bu yol molalarla birlikte toplamda 5 saatimizi aldı çünkü yol oldukça eğimliydi. İyi tırmandık diyebilirim 🙂 Farklı bir trekking rotası arayanlara hiç tereddütsüz öneriyorum. Yol oldukça güvenli ve de keyifli.

Rota için tıklayınız.

İstanbul’da olan doğa severler ilk fırsatta Hacıllı’yı listenize eklemelisiniz. İster sadece piknik ve trekking ister kamp için. Ben zaten kampa gidiyorum diyenlere de yukarıda bahsettiğim trekking rotasını denemelerini öneriyorum. Güzel antrenman olur 😉

 

 

Share:

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *