Fas’ı gezmek için ortalama 1 hafta yeterli bir süre. Biz Fas’ta toplamda 9 gece 10 gün kaldık ve 8 şehirde konakladık. Gece kalmadan da Casablanca ve Marakesh’i de gezdiğimizi sayarsak toplamda 10 şehre gittik. Bunların hepsi de kesinlikle görülmesi gereken yerler değil. Bizim zamanımız vardı ve keşfederek öğrendik. Ama gereksiz zaman ayırmak istemiyorsanız özellikle belirttiğim şehirleri içeren bir plan yapabilirsiniz.

  • Marakeş  

Biz Marakeşte kalmadık fakat gidiş-dönüş uçağımız buradan olduğu için bolca gezme fırsatımız oldu. Marakeş büyük bir il. Biz kalmadık ama bence vaktiniz varsa 1 gün kalabilirsiniz. Bu arada Fas’ta herhangi bir şehirde 1 günden fazla kalmaya gerek yok bence. 1 gün yeterli olacaktır.

Marakeş’in en güzel kısmı alışveriş için en ideal yer olması. Hem uygun hem de çeşit oldukça fazla. Burası için ayrı bir bütçe ayırmanızı tavsiye ederim. Deri ürünler için Fes asıl yeri diyorlar ama bizim gördüğümüz kadarıyla Marakeş’te deri ürünler daha ucuzdu. Ayrıca çok fazla da hasır ürün vardı.

Marakeş’in resimlerinde en çok gördüğünüz o büyük meydanına gidebilirsiniz. Meydanda yapılan çeşitli etkinlikleri izleyip standları gezebilirsiniz.

 

  • Casablanca

Biz geçerken gezelim diye uğradık ve toplamda belki sadece 1-2 saat durmuşuzdur. Ben hayatımda bu kadar çirkin bir şehir görmedim. Her yer kaos, trafik, karmaşa, inşaat, gürültü. Hiç bir güzelliği yok. Kesinlikle vakit kaybı.

O kadar beğenmemişiz ki hiç fotoğraf çekmemişiz burada :))

  • Rabat

Casablanca’ya göre çok daha iyi tabi ki ama yine de görmezseniz bir şey kaçırır mısınız? – Hayır.

Sahilini ve Medina bölgesi denilen turistik ve tarihi kısmı gezebilirsiniz.

  • Tanca 

Tanca Fas’ın en kuzeyinde yer alan İspanya sınırındaki şehri. Buradan İspanya’ya feribot var hatta o kadar yakın. Eğer vizeniz varsa bunu değerlendirebilirsiniz.

Avrupa sınırında olmasından dolayı biraz daha kozmopolit bir şehir. Diğer şehirlerden biraz daha farklı. Büyük bir sahil şeridi ve plajı var.

Burada Park Rmilat’a gidip ormanın içinde yürüyüş yapabilirsiniz.  Gün batımını izlemek için Cap Spartel’e gidebilirsiniz. Bir de Herkül Mağarasını da görmeden dönmeyin.

Tanca için önerim eğer gününüz varsa gidin;  zamanınız kısıtlıysa boşverin 🙂

  • Şafşavan

İşte geldik güzel kısımlara 🙂 Kesinlikle gelinmesi gereken bir şehir.

Mavi şehir olarak biliniyor burası. Bütün sokakları maviye boyalı. Mavinin bütün tonlarını bulabilirsiniz bu küçük şehirde. Bununla ilgili bir çok rivayet yazıyor, hangisi doğru bilmiyor kimse. Biz çok sevdik Şafşavan’ı. Küçük dar sokakları ve dükkanlarıyla gezmesi çok keyifliydi. Tatlı cafe-restoranları var bir şeyler yiyip içmek için. Burada da alışveriş konusunda seçenek bol. Beğendiğinizi pazarlığınızı yapıp buradan da alabilirsiniz.

Şafşavan’la ilgili bir uyarı. Yolda yürürken yanınıza yaklaşıp sürekli “haşiş haşiş” diyenler olacak. Haşiş Fas’ta neredeyse yasalmış gibi kullanılan bir çeşit ot. Ve sokaktaki insanların ellerinde bile görebilirsiniz. O kadar rahat ortam var Şafşavan’da bu konuda. Ama güvenlik anlamında bir sıkıntı yok o yüzden içiniz rahat bir şekilde gezebilirsiniz.

  • Fes

Fes, Fas’ın eski başkentiymiş. Oldukça tarihi olan bu şehir tam bir labirent. Venedik kadar olmasa da küçük dar sokaklarında kaybolma ihtimaliniz yüksek 🙂

Sokaklarını gezmek oldukça keyifli. Bu şehrin en önemli özelliği Deri Tabakhaneleri. Derilerin tüm yapım aşamalarını görebiliyorsunuz burada. Tabakhaneye girerken içerideki koku çok ağır olduğu için bir demet nane veriyorlar elinize. Benim o bir demet naneye rağmen dayanamayıp kendimi dışarı atmam 1 dk sürmedi. Benim için çok ağırdı. Koku konusunda biraz hassas olduğum için dayanamadım ama Uğur’la Burak girip gezdi. Tabakhanelerin olduğu yerlerde dericiler var. Buralardan alışveriş yapabilirsiniz ama dükkanların içi de feci kokuyor bilginiz olsun. Hatta biz birer tane çanta aldık gelmeden. Kaç gün havalandırmama rağmen çantaların kokusu daha geçmedi. Nasıl geçecek bilmiyorum 🙂

Bu şehir de listeye eklenmesi gerekenler arasında.

  • Merzouga

Bu Şehir çöl deneyimini yaşadığımız yer. Bunu Fas’ta Çöl Deneyimi  yazımda ayrıntılı olarak yazdım. Oradan inceleyebilirsiniz.

  • Tinghir

Burası da Atlas dağlarının ortasında kalan bir kasaba. Dünyaca ünlü Kasbah yolunun olduğu yer. Bir çok insan bu yol için burayı rotasına ekliyor bizim gibi. Fotoğrafta da görüldüğü gibi yolun kendisi biraz tehlikeli 🙂

Vaktiniz varsa buraya da gelmenizi öneririm. Fas’ın yerleşik hayatını ve insanların yaşayış biçimlerini doğal bir şekilde gözlemleyebileceğiniz bir yer.

  • Imlil

Imlil daha çok trekking yapmak için gelinen bir kasaba. Burada çeşitli turlar düzenleniyor. İster trekking ister offroad bisiklet için bir tura katılıp sportif bir gün geçirmek isterseniz buraya uğramanızı tavsiye ederim. Onun dışında sadece kasabayı görmek için gelinecek bir yer değil.

Biz tam istediğimiz gibi bir tur bulamayınca Viciloc uygulamasından bize göre olan bir rotayı açıp onu yürüdük. Hatta yürürken o rotadan da çıkınca kendi kendimize bir yol belirleyip onu yürüdük 🙂

  • Agadir/Taghazout

Agadir de Fas’ın en güneyde kalan okyanus kıyısındaki şehri. Bu şehri ziyaret edenlerin genel olarak amacı surf yapmak. Bizim de rotamıza eklememizin sebebi oydu. Hiçbirimiz daha önce surf yapmamıştık ve burada onu deneyimleme fırsatımız oldu. Agadir büyük ve modern bir şehir. Geniş bir kumsalı var. Taghazout ise Agadir’e yarım saat mesafede bir kasaba. Biz Taghazout’ta kaldık. Size de aynı şeyi öneririm. Çünkü siz de bizim gibi kaldığımız hostel olan Roof House Hostel’de konaklayıp işletmecisi Ghassan’la birlikte etrafı keşfedip surf konusunda da yardım alabilirsiniz.

Biz Taghazout’a gittiğimizde biraz hayal kırıklığı yaşadık. Beklediğimiz gibi değildi. Ama hostelde Ghassan’la tanıştıktan sonra işler değişti. Tüm gün bizi gezdirdi. Sabah erkenden kalkıp Paradise Valley denilen meşhur bir yere gittik. Büyük bir tabiat parkı gibi bir yer. Uzun bir yürüyüşün ardından kayaların ve suyun oluşturduğu doğal havuzların olduğu yerlere geliyorsunuz. Buralarda yüzüp kayalardan atlıyorlar. Ben hijyen olayından dolayı girmedim suya 🙂 Uğur’la Burak tabi ki kaçırmadı bu fırsatı da.

Paradise Valley’den sonra hostelde biraz dinlenme ve yemek molasının ardından da surf ekipmanları kiralayıp kumsala gittik. Burada da Ghassan bize önce teorik olarak ardından da uygulamalı olarak surf yapmayı öğretti. Surf inanılmaz zevkli ama bir o kadar da zor bir şeymiş. Dengeme güvenirdim ama ona rağmen sadece bir kere tahtanın üzerine çıkabildim. Ama kesinlikle denemelisiniz. Pişman olmazsınız. Yani şehir için değil de surf için gelin buraya bence 🙂

Tüm bunları kısaca toparlayacak olursak ;

Kesinlikle görmeye gerek olmayan yer : Casablanca

Görseniz de olur görmeseniz de dediklerim : Rabat, Tanca, Tinghir, İmlil, Agadir

Mutlaka rotaya eklemeniz gerekenler : Marakeş, Şafşavan, Fes, Merzouga

Share:

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *