Bozcaada Çanakkale’nin en gözde adası. Yıllardır çok istememize rağmen bir türlü fırsat bulup gidememiştik. Sonunda planlayıp biz de bu tatlı adanın keyfini çıkarabildik.

Bu gezide 4 kişiydik. Sevgili Erkan ve Gamze’yle dolu dolu iki günlük güzel bir kaçamak oldu 🙂

Erkan’la Gamze’nin de bu geziyle birlikte kamp hayatına sıcak bir adım attıklarını ve daha farklı rotaları da birlikte keşfetmeyi umuyoruz 🙂

Bozcaada çok popüler yerlerin başında olduğu için haftasonları ya da resmi tatillerde çok kalabalık olduğundan biz özellikle hafta içine denk getirdik planımızı ve iyi ki de öyle yapmışız. Yoğunluk tam da istediğimiz gibiydi.

Bozcaada’ya ulaşım için Geyikli’den vapurla geçiyorsunuz. Eğer haftasonu gelecekseniz mutlaka feribot biletinizi önceden alın. Yer kalmayabiliyormuş. Ama hafta içi öyle bir sıkıntı yok.

Peki adada ne kadar kalmalıyım derseniz 2-3 gün adanın keyfini çıkarmak için ideal bir süre olacaktır.

Gelelim adada yapılacaklara;

Öncelikle kalacak yer konusundan bahsetmek istiyorum. Adadaki pansiyon ve oteller diğer tatil yerlerine göre oldukça pahalı malesef. Ama Bozcaada Camping gibi güzel bir seçenek mevcut 🙂 Camping adanın merkezinden biraz uzak. Araçla gitmek gerekiyor yani. Biz kendi aracımızla gittik ama merkezden campinge ve diğer gezilecek yerlere dolmuş mevcut. Kamp alanı oldukça güzel ve temiz. Çadırlar için özel üstü kapalı alanlar da mevcut ama biz gittiğimizde onlar dolu olduğu için daha ayrı bir yere ağaç altına kurduk çadırımızı. Duş, WC ve mutfak var ve gayet temizler. Ayrıca çadır alanlarında çoklu prizler de var. Elektrik sıkıntısı da olmuyor. Kamp alanında soğuk içecek ve atıştırmalık falan da satılıyor. Aç kalma ihtimaliniz yok yani 🙂  Camping denize çok yakın. Eğer aracınız yoksa yürüyerek 10 dk’lık yürüme mesafesinde denize girebilirsiniz. Ama aracınız varsa arabayla 5-6 dk’lık mesafedeki Habbele Koyu’na gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. Biz sabah uyanınca gittik. Deniz çarşaf gibi ve tertemizdi. Üstelik öyle anlatıldığı kadar da buz gibi falan da değildi su.

Adada başka yüzülecek yerler de var. Habbele koyu dışında Ayazma plajı ve Akvaryum koyu da favoriler arasında.

Bozcaada merkeze geldiğinizde adanın klasik birkaç ritüelini gerçekleştirmeden dönmemelisiniz. Ritüelleri sıralıyorum sizler için 🙂

1. Tabiki şarap! Adada yetişen üzümlerden yapılan çeşit çeşit şaraplarınızdan damak tadınıza en uygun olanını seçip akşam şarap keyfi yapmalısınız mutlaka. Hatta birçok kişi şarabını kadehini kapıp rüzgar güllerinin olduğu Günbatımı Tepesine gidip güneşin batışını şarap eşliğinde seyrediyor. Şarap çeşidi içinse en iyisi Corvus’muş. Sonra da Çamlıbağ serisi geliyormuş. Biz Çamlıbağ serisinden 2 çeşidi deneyip Karalahna’da karar kıldık. Hatta dönmeden de ev için de almayı ihmal etmedik 🙂

2. Çiçek Pastanesi 🙂 Adanın en eski ve leziz pastanesi burası. Daha doğrusu hem fırın hem pastane. Ayrıca  dondurmacısı da var ama biz dondurmasına övüldüğü kadar da bayılmadık. Ama fırınındaki bademli kurabiyesini ve badem lokumunu yemeden sakın adadan ayrılmayın. Damla sakızlı kurabiyesi de çok övülmüş ama bizim favorilerimiz arasına giremedi kendisi.

3. Veli Dede. Burası da adanın meşhur reçelcisi. İçerisinde aklınıza gelmeyecek şeylerin reçelleri mevcut 🙂 En popüleri domates ve kabak reçeli. Biz kabağı daha çok beğendik. Zaten içeriye girdiğinizde bütün reçelleri tadabiliyorsunuz. Farklı reçel severler adadan dönerken buradan Kabak veya Domates reçeli alabilirler.

4. Rum mahallesi. Şirin dar sokakları, rengarenk evleri ve önündeki çiçekleri, duvarlarındaki grafitileriyle bu mahalle adanın gezmesi en keyifli yeriydi bizim için. Adanın temsili haline gelmiş ünlü göz kırpan kadın grafitisi de bu mahallede bilginiz olsun. Biz biraz aradık siz aramayın diye konumunu buraya koyuyorum :)️ Göz Kırpan Kadın

5. Adanın en cool cafesi olan Bakkal. Konseptiyle sizi kendine hayran bırakacağından eminim. Sokakları gezerken soğuk bir şeyler içmek için burada küçük bir mola verebilirsiniz.

Bir de Rum Mahallesinden deniz kenarına doğru yürüdüğünüzde karşınıza denize sıfır güzel cafe-restoran-bar seçenekleri çıkacak. Bunlardan birine oturup manzaranın tadını çıkarın mutlaka. Biz Bianca’ya oturduk. Mekan ve manzarası çok güzel, garsonlar da gayet ilgili. Hatta 12.00-20.00 saatleri arasında ‘Happy Hour’ var.  Ama biz kahve ve tatlısını denedik ve pişman olduk. Oldukça kötüydü 🙁

Tavsiyem buraya gelip riske girmeden kapalı bir içecek içip manzaraya odaklanmanız 🙂

Bunların dışında adayla ilgili bir kaç dip not eklemem gerekirse; adada büyük süpermarket falan yok ama adanın yerel marketlerinde aradığınız her şeyi bulabiliyorsunuz. Ayrıca şaraplar markette daha ucuz bilginiz olsun. Adatepe Market en büyük ve bol seçenekli olanı.

Adanın yerel esnafı da çok ilgili ve nazik. Bizim gibi İstanbul’dan gelenlerin alışık olmadığı şekilde samimiler :)️

Bir de adayla ilgili en çok hoşumuza giden şey adada doğaya gerçek bir saygı var. Bütün ada karton poşet veya kese kağıdı kullanıyor. Buna pazarcılar da dahil. Plastik poşet detayına bu kadar önem verilen bir yerin de kirli olmasından bahsedilemez tabi. Sokakları tertemizdi gerçekten.

Biz adada 2 gün kaldık. Dolu dolu ve oldukça keyifli bir tatildi. Gitmeyenlerin rotalarının ilk sıralarına almalarını şiddetle öneriyorum :)️

 

Ne ne kadar? 

  • Bozcaada Camping : Çadır kişi başı gecelik: 35 TL
  • Çiçek Pastanesi : Kurabiyeler kg: 55 TL
  • Çamlıbağ Karalahna Şarap : 26 TL (Adatepe Süpermarkette)
  • Veli Dede Reçelleri Kavanoz Fiyatı : 15 TL
  • Geyikli-Bozcaada Feribot Gidiş-Dönüş : 80 TL
Share:

2 comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *